Copyright 2017 - Custom text here

Taha Kıvanç'ın Yeni Şafak'taki yazısından...

.....dergiler rafında göz atmanızı istediğim iki bilimsel dergi [daha] var: 'Düşünen Siyaset' (212- 210 0110) ile 'Muhafazakâr Düşünce' (Tel.: 312- 418 5474; Faks: 312- 418 7876).. 

Türkiye'nin fikir iklimi de mi değişiyor, ne? 

“Düşünen Siyaset” dergisinin Ağustos/Eylül‘99 sayısı “Osmanlı ve İdeolojisi” başlığıyla çıkmıştı. Dergide yer alan Turhan Ilgaz nâm yazarın yazısı ise hakikaten tadından yenmiyordu! Meselâ “sayın” yazar, şu müthiş kehânette bulunma hakkını görebiliyordu kendisinde: 

“Osmanlı Devleti, daha kurulduğu günden başlayarak, yıkılmaya mahkûmdu.”

Gerçekten tebrikler!.. Zira bunu hiç birimiz, hatta o ecdâdın torunu olan aklı başında hiç bir vatandaşımız düşünemezdi! Doğru... Osmanlı Devleti doğduğu günden başlayarak ölmeye mahkûmdu. 

Prof. Dr. İsmail Doğan'ın Bursa Kent gazetesindeki yazısından:

Futbol ve şiddet arasındaki ilişkiyi kurcalayan geçen haftaki yazımızda “potansiyel İstanbul ruhu” deyimine vurgu yapılmıştı. Esasen bu başlık bundan dört yıl önce tarafımızdan kaleme alınan uzun bir incelemenin konusudur.

Bu inceleme Mart 1999 tarihli Düşünen Siyaset Dergisi’nde yayımlandığında ilgiyle karşılandı. Yayımlandığı ay içinde yazıya dayalı olarak Ali Kırca’nın daveti üzerine görüşlerimi “Siyaset Meydanı” programında futbol kamuoyu ile paylaşma fırsatı bulmuştum. Aradan geçen zaman içinde olaylar bu konudaki düşüncelerimizi pekiştirerek gelişti. “İstanbul-Anadolu karşıtlığı” olarak stadyumlarda taraftar söylemine dönüşen farklılaşmanın, sosyolojik arka planına dikkat çeken bu yazı, Türkiye’de futbol ve şiddet konusunun bugüne kadar fazla dikkat çekmeyen çok önemli bir boyutunu meydana getirmektedir. Söz konusu incelemeyi özetleyen bugünkü makalenin temel tezi şudur: Ulusal medya potansiyel bir İstanbul ruhu yaratmıştır. İşte bu ruh Türk Futbolu’nun üzerinde Demokles’in kılıcı gibi durmaktadır. 

Çintay'ın Milliyet Gazete Pazar'daki yazısından:

"Şehrimizin muhtelif semtlerinde futbol adı altında grup halinde top tepiştirilmesinden ortaya çıkan şamata, Tanrı esirgesin, halkımızı şeytani işlere alet eder." Kral 2. Edward'ın fermanından... (Düşünen Siyaset, sayı 2)

Boğaz'da kahvaltı alternatifleri: Aşşk Cafe (insan kendini teknede gibi hissediyor), Tribeca (haşhaşlı bagel ve krem peynir + kahve), Yeniköy Emek Kahve (su üstünde Çiller'le öpüşme imkanı).

Yeni: Beyoğlu Zambak Sokak'ta Cantina Tapas. Minimal dekorasyon, İspanyol yemekleri, son derece hesaplı.

Park's'larda artık takı da satılıyor. Ama esas terlikler vuruyor. 

Tatil programı: Hilo / Hawai'de dünyanın en büyük hula festivali başlıyor. Bugün!

Kurban'ın ilk klibinden, klibe çekilen şarkı ve kasetteki diğer şarkıların peşisıra gelen komik Türk filmi repliklerinden memnun kaldık. 

Bir buçuk saat boyunca kayda değer hiçbir şey olmayan aksiyon filmi gördünüz mü? Mel Gibson, "Payback"de oynamayı nasıl kabul etmiş anlamadık.