Copyright 2017 - Custom text here

Şevket UYANIK
İ.Ü., Yüksek Lisans öğrencisi

Hükümetin hazırladığı Anayasa paketi, eğer BDP’den yeterli sayıda ilgiyi görmezse ve AKP içinden de bazı çatlaklar olursa büyük bir ihtimal ile referanduma götürülecek. Türkiye daha önceleri beş defa referanduma gitti ama bunlardan ikisi referandum kelimesinin sözlük anlamının tersi bir şekilde, gizliden gizliye ya da alenen bir baskıyla gerçekleşti. (1961 ve 1982) Öngörülen oylama, tüm kesimlere o dönemde dayatılan ve çoğu kesimin şu an sıkıntı duyduğu 1982 Anayasa’sının bazı maddeleri üzerine olacak. Bu maddelerin ayrıntılarına gazetelerde ve televizyon kanallarında sıkça değinildi. Anayasa paketinin değişen maddelerinden ziyade, öncelikle gelişmiş ülkelerde sıkça başvurulan bu oylama şeklinin tam olarak ne olduğunu, ülkemizde nasıl algılandığını ve nereye doğru gittiğini anlamaya çalışacağız. 

Behçet BATUR

Günümüzde nüfusunun büyük çoğunluğu kentlerde yaşayan(%70)Türkiye toplumunun önemli problem alanlarından biri de sokakta çalışan/çalıştırılan çocuklar sorunsalıdır (SÇÇ). Toplumsal bir sorun olarak önümüzde duran SÇÇ sorununun sosyolojik temellerini anlamak ve açıklamak büyük önem taşımaktadır.Söz konusu problemin çıkış kaynaklarını ve oluşum sürecini açığa çıkarmamız gerekmektedir.

Safa KAÇMAZ

Öteki dillerin çoğunda olduğu gibi türkçede de ölüm konusunda yapılan duyurunun adı ‘kayıp ’ ve ‘yitirildi ’ şeklindedir. 

1926 yılında, eski Sovyetler Birliği sınırları içindeki Ahıska’da doğan Nafiz Kaçmaz’ı Mayıs ayının ilk haftasında,uzun yıllardır yaşamakta olduğu Adana’da ‘yitirdik’; ölüm ve cenaze törenleri üzerine, anısına hazırlanan bu yazıları eğer okuyabilmiş olsaydı, babacığım sanırım mutlu olurdu.

Behçet BATUR

Kent, sosyolojik düzlemde bir sosyal yapı ve ilişkiler ağını ifade eder.Kentleşme,sosyal yapı ve ilişkilerin belirli bir eksende ,zamanla kendi sosyal ilişki,değer ve normlarını üreten bir olguyu anlatır.Kentleşme aynı zamanda kırsal toplumların dönüşümünü de ifade eder.Kırsal toplumun kentsel topluma dönüşüm sürecini,hızını ve yönünü anlamak ve açıklamak sosyolojik bir öneme sahiptir.Kentleşme sürecini büyük oranda yaşamış olan Türkiye toplumunu "Kentleşme ve Toplumsal Kontrol" kavramları çerçevesinde anlamak ve açıklamak kendi kentleşme biçimimizi bilmek noktasında önem arz etmektedir.Böylece sağlıklı bir teşhis,toplumsal hayatımızı anlamada ve oluşturulacak toplumsal sorun çözme yöntemleri ve politikalarda bize yön verecektir.

Hakan TAŞÇI

1930’lardaki büyük ekonomik krizlerin sonrasında ünlü İngiliz ekonomist ve politikaci John Maynard Keynes ile birlikte makroekonomi doğdu. Temel hedef ilk başlarda ekonomik krizlerin önüne geçebilmek ve sağlam bir ekonomi politikası geliştirebilmekti. Aradan geçen 60 70 yıllık süreç bu sorunun gelişmiş ülkeler açısından büyük oranda çözümünü sağladı. Ekonomik dalgalanmalar surecini daha istikrarli bir sekilde ekonomilerin atlatmasini saglamak hedefine dogru kaymaya basladik. Bu gunku yazimizda bu noktaya deginip, ekonomistlerin makroekonomik politikalarda nelere oncelik verilmesi gerektigi konusundaki goruslerine yer vermek istiyorum. Tabii ki bunlari anlatirken Turkiye’de uygulanmakta olan politikalarla da bağdaştırmayı ihmal etmeyeceğim.