Copyright 2017 - Custom text here

Safa KAÇMAZ

Bush yönetimindeki ABD'nin Irak işgali,sürecin bir yeni dönemine giriyor:Salt askeri açıdan bakan gözlemciler;'demokratik koalisyon' barbarlığının yanında saf tutan kalemşörler Bağdat kapısındaki 'son perde'nin zaferinden pek emin görünüyorlar: ''Bağdat, bir kuşatma yoluyla mı düşürülmeli ve rejimin kellesine bu yolla mı ulaşılmalı; yoksa şehre girip sokak çarpışmalarından geçerek mi aynı hedefi varılmalı?''Fakat,öyle ya da böyle zaferden çok eminler.Başkent Bağdat,sokak sokak,ev ev Iraklılardan arındırılacak ve, 'koalisyon' işgalcileri Irak'a Batı uygarlığının bayrağını,tüm insanlığın uygarlık beşiği Doğunun bağrına,eski Sümer topraklarına dikecekler!

Batı uygarlığının iki temsilcisi peçelerini sıyırmış;altındaki çirkinliği gizlemeye bile gerek duymuyorlar artık! Onbinlerce insan sivil-asker,yaşlı-genç demeyen bir katliam seli, Batı'nın öteki tüm uygarlarının sessiz pusu izleyişi altında yürütülüyor...Barış zamanlarının görkemli BM'i üstüne toprak atılmayı bekleyen mezar kenarına bırakılmış bir cenaze gibi...

ABD, dünya imparatorluğu perspektifiyle pervasız ilerleyişini sürdürüyor.

Irak bir başlangıçtır:ABD'nin girdiği yolun geri dönüşü yok.Irak'ın iştah kabartan zengin petrol yatakları bile girişilen bu saldırganlığın boyutlarıyla uyum sağlamıyor.ABD'nin namluları şimdiden İran ve Suriye'ye de dönmeye başlamıştır bile. ''Değişime dirençli, totaliter rejimler'' diye tarif edilen ortadoğu adresinde iki ülke oturuyor.

Bunlar hesaba katıldığında ABD'nin 'çiçeklerle karşılanmayı' ;Irak'lı şiileri yanına almayı düşünmekle 'yanıldığı' biçimindeki yargılar yüzeyde kalıyor.Hazırlığın askeri boyutları;işgal hareketinin ikinci gününden itibaren Bush ve Blair ağzından 'savaşın uzun süreceğinin' beyanı,bunlardan da önemlisi petrol bakımından konuya çok ilgili öteki ülkeleri ve BM'i işgal hareketinin dışında tutmak için gösterilen özel çaba, 'çiçekli karşılama' senaryosunun bilerek yayılmış bir önhazırlığın etkileme parçası olduğuna işaret ediyor.ABD,direnişle karşılanacağını söyleyerek savaşa gitmeyecekti elbet.

Avrupa başkentleri ısınıyor; Irak etrafında av payı almak için üşüşmüş yaşlı akbabalar sabırsızca dolanmaya başladılar .Almanya ve Fıransa yönlerini ,utangaç sözlerle bile olsa ABD'ye çevirdiler.

İşgalciler ve onların destekçileri tarafından var olan her unsur,gayet soğukkanlı bir şekilde ele alınıp hesaplanıyor ve tartılıyor.İnsanların ölümü,katli,akan kanlar bu hesaplarda fazla dikkate alınmıyor. ''Son derece parlak bir 'askeri performans' ile karşı karşıya'' oldukları yönündeki Çandar değerlendirmesi bütün hesapların çıkış noktasının ne olduğunu göstermeye yeter.O değerlendirmelerde halk yoktur,dünya barışseverlerinin katillere duydukları nefret yoktur,atılan bombaların dünyanın en uzak bölgesindeki insanlar üzerinde yarattığı duygusal atmosfer yoktur;Irak ve başkent Bağdat Saddam Hüseyin'den ibarettir!

Bağdat belki düşecektir!Fakat adlarına 'demokratik koalisyon' denilen saldırgan işgalci güçler,tam da ölümlerini bile hiç hesaba katmadıkları insan unsuru bakımından zaferin hiç bir yönünü tadamayacaklar!

Askeri güce dayanan,uluslararası hiç bir meşrutiyeti olmayan bu hareket askeri işgalden öte değer taşımıyor.İşgalci ABD ve öteki 'demokratik koalisyon' üyeleri ortadoğuyu tam olarak savaşa buladılar.Buradan nasıl geri döneceklerini de bütün dünya görecektir.Müslüman dünyanın cihat çağrıları,Irak'ı daha almadan 'koalisyon güçleri' ve Avrupa arasında başlayan diş gıcırdatmalar gelişmelerin sadece kan ve ateş yönünde ilerleyeceğinin göstergesidir.Çekirdeği bomba, suyu kan ve toprağı ateş olan bu 'demokrasinin' ortadoğunun sıcak ortamında nasıl bir meyve vereceği çok yakında görülecek.Bu çekirdeğin ekilmesi için toprak kazan Irak kürtleri,işgalciye destek veren Tayyip Erdoğan hükümeti bütün insanlığın en kanlı maceralarından birine yardımcı olmaktadırlar. 

'Saddam Hüseyin ve rejimi' hedefinin, tam batı usulü bir bahane olduğu şimdi tümüyle meydana çıkmıştır.Karşı olunan rejimi silah ve kanla değiştirme hakkı,Batı uygarlığı eliyle yayılıyor!Batı barbarlığı,dünya uygarlığının beşiğini 'uygarlık' getirmek gerekçesiyle bombalıyor!

Bu vahşi,barbar saldırının daha ileri boyutlara varmasını engelleme artık barış hareketinin boynundadır.

Bütün başkentler Bağdat'laşıyor!