Copyright 2017 - Custom text here

Hakan TAŞÇI

1930’lardaki büyük ekonomik krizlerin sonrasında ünlü İngiliz ekonomist ve politikaci John Maynard Keynes ile birlikte makroekonomi doğdu. Temel hedef ilk başlarda ekonomik krizlerin önüne geçebilmek ve sağlam bir ekonomi politikası geliştirebilmekti. Aradan geçen 60 70 yıllık süreç bu sorunun gelişmiş ülkeler açısından büyük oranda çözümünü sağladı. Ekonomik dalgalanmalar surecini daha istikrarli bir sekilde ekonomilerin atlatmasini saglamak hedefine dogru kaymaya basladik. Bu gunku yazimizda bu noktaya deginip, ekonomistlerin makroekonomik politikalarda nelere oncelik verilmesi gerektigi konusundaki goruslerine yer vermek istiyorum. Tabii ki bunlari anlatirken Turkiye’de uygulanmakta olan politikalarla da bağdaştırmayı ihmal etmeyeceğim.

 

Mart 2003 tarihli makalesinde, makroekonominin duayenlerinden Robert Lucas cok onemli bir konuda pratikte insanlarin gozunden kacan ancak ekonomik literaturde oldukca genis sekilde yer alan bir konuyu tekrar gundeme getirdi. Lucas’a gore toplumun ekonomik refahini artirmak isteyen bir devletin egilmesi gereken cok onemli iki konu var. Birincisi vergi sistemi ve ikincisi de teknoloji soklari dedigimiz daha cok ekonominin arz yonunu etkileyen soklar. 
Konuyu bir iki ornekle aciklamaya calisalim. Lucas yaptigi basit bir deneyde Amerikan ekonomisi icin gelir vergisini sifira indirip diger tur vergilerle (katma deger vergisi ornegin) gelir vergisinden kaybettigi miktari kazanan bir devlet sisteminin, ekonomik acidan denge refah duzeyini %30 ila %40 arasinda degisen oranlarda artirabilecegini tespit etti. Dinamik genel denge analizi yontemiyle yapilan bu deneyde ulkenin refah duzeyini belirleyen en onemli kosut ulkedeki bireylerin toplam tuketim duzeyi olarak kabul ediliyor. Bu tur bir gecis tabii ki masrafsiz olmayacak ekonominin vergi sisteminin tamamen degismesi anlamina geliyor bu. Boyle bir degisiklik icin pek cok alanda ciddi yatirimlar yapilmasi gerekiyor. Ancak bu cok masrafli yatirimlarin da hesaba katildigi bir sistemde bile en az %15 duzeyinde bir refah artisi saglanabildigini savunan Lucas aslinda cok onemli bir noktayi dikkatimize sunmus oluyor.
Bir diger ornegi de Shapiro ve Watson (1988) adli iki ekonomistin bir ortak calismasinin sonuclarindan verelim. Bu iki ekonomist ekonomi alaninda cok onemli bir ilki gerceklestirmeye calisan ve uretim gibi toplam milli hasila gibi ekonomik degiskenlerin zaman icindeki dalgalanmalarinin sebeplerini analiz etmeye calismis ve ortaya cok ilginc sonuclar koymuslardir. Bu iki ekonomistin bulgularina gore Amerikan ekonomisinin toplam hasilasinin dalgalanmalarinin ancak %30’u nominal soklardan kaynaklanmaktadir. Bir baska calismada Prescott and Aiyagari (1986) cikti dalgalanmalarinin %75lik bir kisminin teknoloji soklarindan kaynaklandigini ortaya koymustur. Ancak nominal soklar para politikasi ve mali politikalarla cozulebilir gercegini de hesaba kattigimizda ekonomilerin duzgun islemesi icin aslinda oncelik verilmesi gereken konularin cok daha farkli alanlarda aranmasi gerektigi gercegini yatsiyamayiz.
Oysa gunumuzde hemen hemen her ulkenin kullandigi enflasyon hedeflemesi ve fiyat istikrarinin saglanmasi gibi hedeflerin cok da refah seviyesi ve gelir artirici bir etkisi oldugu kanisinda degil bu unlu ekonomist. Yaptigi bir onceki analizde %10luk denge enflasyon duzeyi yerine tamamen beklenmedik soklardan arindirilmis ve %0 duzeyine cekilmis bir enflasyon hepinizi cok sasirtacak ama sadece %1 lik bir refah duzeyi artisi saglamis Amerikan ekonomisi icin. Hatta isi biraz daha ileriye goturerek %200luk enflasyona sahip Guney Amerika ulkelerinde bile bu sisteme %0lik bir enflasyon orani ongorulup refah artisi hesaplandiginda artis orani yine cok cok sinirli bir duzeyde kaliyor. Toplam refah duzeyi artisi %7 gibi bir rakama karsilik geliyor ki vergi sistemindeki rutin bir iyilestirmenin getirdigi etkinin yarisi bile degil bu. 
Buradaki sozlerimizden Turk ekonomi yonetimi ve IMF yanlis yolda gibi bir anlam cikarilmasin. Kesinlikle enflasyonun kabul edilebilir duzeye indirilmesinin gerekliligine ve bununla birlikte enflasyon hedeflemesine gecilmesine ve bu konuda oldukca kati davranilmasini elbette ki destekliyoruz. Ancak yapisal reformlarin en basitinden bir vergi reformunun ornegin ekonomide yaptigi iyilestirici etkinin parasal istikrar programlarindan cok daha etkili sonuclar verecegini goz ardi etmemek ve bu konuda olabildigince etkili bir sistemle bu ekonomik bilginin hayata gecirilmesi taraftariyiz. Bunun yaninda teorik anlamda teknoloji soklari ile ifade ettigimiz arz yonlu mekanizmalari harekete gecirecek isgucunun verimliligini artiracak uretimi artiracak yatirimi tesvik edecek tedbirlerin alinmasi ekonominin rayina oturmasini fazlasiyla hizlandiracaktir. Daraltici mali politikalar yerine daha saglikli mali politikalara yonlenebilmek belki de Turk ekonomisinin olmazsa olmazlari arasina daha simdiden girmesi gerekir diye dusunuyoruz.

Kaynakca
Lucas Robert (2003) Macroeconomic Priorities, American Economic Review
Prescott and Aiyagari(1994) ‘On the contribution to Business Cycles’ Federal Reserve Bank of Minneapolis 
Shapiro and Watson(1988)’Sources of Business Cycles Fluctuations’ Federal Reserve Bank of Minneapolis 

Hakan TAŞÇI
UNC-CH,Economics
Research Assistant
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
www.unc.edu/~hakan
Phone :1-919-9423923

- Düşünen Siyaset -