Copyright 2017 - Custom text here

Behçet BATUR

Günümüzde nüfusunun büyük çoğunluğu kentlerde yaşayan(%70)Türkiye toplumunun önemli problem alanlarından biri de sokakta çalışan/çalıştırılan çocuklar sorunsalıdır (SÇÇ). Toplumsal bir sorun olarak önümüzde duran SÇÇ sorununun sosyolojik temellerini anlamak ve açıklamak büyük önem taşımaktadır.Söz konusu problemin çıkış kaynaklarını ve oluşum sürecini açığa çıkarmamız gerekmektedir.


Kentleşme ve SÇÇ Sorunsalı:

Türkiye toplumunun kentleşme biçimi, büyük oranda,iç göçler sonucu meydana gelen demografik hareketliliğin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.Çünkü,kent nüfusu artarken ,kırsal nüfus azalmaktadır.Tam da bu noktada SÇÇ sorunsalının kaynaklarından birine ulaşmaktayız.Kırsal toplumun sosyal ve ekonomik yapısı,kentleşme süreciyle birlikte dönüşüme uğramaktadır.Kırsal üretim tarzı ve ilişkilerinin kent ekonomisiyle olan uyumsuzluğunun bir sonucudur ki iç göçler sonucu göç eden insanlar kente adaptasyon sorunu yaşamaktadırlar.Kentsel topluma ve ekonomiye uyum sağlayacak araçlardan yoksun olan göçmen aileler toplumun karşısında sosyal bir sorun oluşturmaktadırlar.Söz konusu sosyal sorunun en önemli parçalarından biri de çocuklardır.SÇÇ'nin "sorunsal" oluşunun en önemli nedeni çocukların sosyal ve kültürel tehlikelere karşı zayıf durumda olmaları,istismara açık oluşları ve olası tehlikelere karşı durabilecek güçten yoksun olmalarıdır.

Çocukların çalışması ve ya çalıştırılmasının arkasında yatan nedenlerden biri kırsal kültürün çocuğu tanımlayan işgücü anlayışıdır. Çocuk kırsal toplumda bir işgücü potansiyelidir.Çünkü,kırsal üretim tarzı geleneksel bir yapıya sahip olup uzmanlaşmaya dayanmamaktadır.Her çocuk küçük yaşlardan itibaren aile bütçesine katkıda bulunan bir işçidir.Bu anlayış kırsal toplumda kendi içinde bir tutarlığa sahiptir.Oysa çocuğu bir işgücü olarak gören anlayış kentin sosyal,kültürel ve ekonomik yapısının benimsemediği bir anlayıştır.Sosyolojik kent-kır çatışması tam da bu noktada kendini gösterir.Bu çatışmanın en büyük mağdurları da başta çocuklar olmak üzere yeterli araçlardan yoksun olan göçmen ailelerdir.



SÇÇ ve Ekonomik Nedenler

Sokakta çalıştırılan çocukların arkasında yatan en önemli neden hiç kuşkusuz ekonomik yetmezlik, yani yoksulluktur. Sokakta çalıştırılan çocukların ortak noktası ,mensubu oldukları ailelerin kalabalık ve yoksul oluşlarıdır.Plansız göçler sonucunda yeterli gelir elde edemeyen göçmen ailelerin ekonomik sorunları,çocuğun sokağa salıverilmesinin başlıca nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.Sokaktaki çocuk az ve ya çok aileye ekonomik bir katkı sağladığı müddetçe de çocuğun sokakta çalıştırılması sürdürülmektedir.Çocuklarının sokakta çalıştırılmasını teşvik eden ailelerin bu davranışlarını yoksulluk nedenine dayandırmaları da söz konusu davranışlarına meşruiyet kazandırmaları açısından dikkat çekicidir.



Neden Çocuklar?

SÇÇ sorunsalını analiz ederken neden çocukların sokakta "çalıştırılması" demek kanımca daha doğru olur. Çünkü, çocuk çalışma,kazanma,aileyi geçindirme vb. yükümlülükler alabilecek analitik düşünceye ve güce sahip değildir.Dolayısıyla "çalıştırılan çocuk" demeyi daha yerinde görüyorum.Neden çocuklar sorusuna dönersek ,herşeyden önce sokakta çalıştırılan çocukların ailelerinin ekonomik yetmezlik içinde olmaları gelir.İkincisi Çocuklarını sokakta çalıştıran ailelerin sokaktaki tehlikelerden çoğu zaman habersiz olmaları gelir.Ayrıca sokakta çalıştırılan çocukların sosyalleşmelerinin de olumsuz olacağı bilgisine ailelerin sahip olmamaları diğer etkenlerden biridir.Bir diğer neden de çocuğun toplumun duygularına da hitap ediş kapasitelerinin var olmasıdır.

Soruna çocuklar açısından baktığımızda durum daha da kötüleşmektedir. Herşeyden önce çocuk yaşamını sürdürebilmesi için ailesine bağımlıdır ve itaatkar olmak zorundadır.Sokakta çalışmaya yönlendirilen çocuğun,yaptığı işin çoğu zaman farkında olmadığı,başkalarının yönlendirmesi sonucu sokakta çalıştığı bir gerçektir.


SÇÇ ve Sokak Ekonomisi

Sokak ekonomisi tabiri, yapılan ekonomik faaliyetin kayıtdışı,marjinal,sağlıklı olmayan ve en önemlisi modern ekonomik yaşam açısından bakıldığında patolojik olan ekonomik ilişkileri ve faaliyeti,örneğin;seyyar satıcılıktan tutun en marjinal olan mendilcilik,ayakkabı boyacılığı,tartıcılık vb.yi ifade eder.SÇÇ sözü edilen bu sokak ekonomisinin çoğu zaman baş aktörleri konumundadırlar.Bu tarz bir ekonominin yarardan çok zararlı olduğu da su götürmez bir gerçektir.Çocuk bu tarz bir çalışmayla(!)sağlıklı olmayan bir sosyalizasyon sürecine girmekte,hayata ve topluma karşı olumsuz duygu ve düşüncelere kayma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır.Sosyal,zihinsel,duygusal ve ahlaki öğrenme çağında bulunan herhangi bir çocuğun söz konusu öğrenme süreçlerinin sokakta edinilmesinin bedeli de çok ağır olmaktadır.Başta suça dönük davranışlar olmak üzere her nevi madde bağımlılığı ve kötü alışkanlıklar genellikle sokak kültürünün yansımalarıdırlar.Dolayısıyla çocukları sokak ekonomisi ve kültüründen uzak tutmak büyük önem taşımaktadır.



SÇÇ,Aile ve Toplum

Güzel bir söz vardır: Bugünün küçükleri,yarının büyükleri diye.Evet,bugünün çocukları yarının yetişkinleri olacaktır.Çocuk kontrol dışı sokaklarda mı büyümeli,yoksa ailesinin yanında ve eğitim kurumlarında mı yetiştirilmeli?Elbette ki çocuğun yeri ailesi ve okuludur.İşte bu noktada tabi ki tüm toplum kesimleri dahil olmak üzere,başta aileye ve okullara büyük sorumluluklar düşmektedir.Herşeyden önce aile çocuğunu sokakta çalıştırma tutum ve davranışından vazgeçmeli/vazgeçirilmelidir.Ailelere bu yönde bir anlayış kazandırılmalı ve bu yönde destek sağlanmalıdır.Toplumun eğitim kurumları olan okullara da önemli görevler düşmektedir.Okullar sadece bilgi birikiminin çocuklara aktarıldığı bir yer değildir.Okullar en önemli sosyalizasyon ajanlarından biridir.İşte bu fonksiyonuna dayanarak sokakta çalıştırılan tüm çocukları okula çekmeye çalışmalı,eğitime kazandırılmalı,bu yönde çocukların maddi ve manevi destekçiler olmalıdırlar...

11 Şubat 2008

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

- Düşünen Siyaset -